Öğretmenin Örnek Olması

Sınıf Yönetimi··2 dakika okuma süresi
Eğitsel amaçlara ulaşmanın araçlarından biri de görgüdür. Öğrenci, bilginin somut yansıması olan görüntüler yoluyla, davranışın örneklerini izleyerek, davranış kazanma ve değiştirm...

Eğitsel amaçlara ulaşmanın araçlarından biri de görgüdür. Öğrenci, bilginin somut yansıması olan görüntüler yoluyla, davranışın örneklerini izleyerek, davranış kazanma ve değiştirmeyi kolaylaştırabilir. Öğrencinin göstermesi gereken davranışlar konusunda ona en yakın örnek görüntü, öğretmenden gelmelidir. Öğretmenin kişisel yönelimi, öğrenci yöneliminin önemli bir değişkeni olarak belirlenmiştir (Thompson 1993: 4203). Öğretmen, her davranışı ile öğrenciye model olmalıdır, ilk öğrenim yıllarından başlayarak çocuklar, giyiminden yürüyüşüne, konuşmasına kadar her davranışında öğretmeni örnek almaya yatkındırlar. Bu, öğretmen için, sürekli özen gerektiren yorucu bir durum olsa bile, öğrenci davranışını değiştirmenin etkili bir yolu olarak, sürekli kullanılmalıdır. Öğretmenin kendini işine vermesi de, öğrencinin onu bu özelliğiyle model alması sonucunu doğurabilecektir (Woods, 1990: 11). Öğretmenin derse bağlılığı ve ilgisi, öğrencinin de bu yönlü davranışını destekler (Skinner and others, 1990: 31). Soğukkanlı ve sabırlı olmak, öğretmen davranışının vazgeçilmez yanlarındandır (Wood, 1990: 2). Davranış değiştirme-oluşturma olan eğitim, kısa sürede gerçekleşemez. Davranışın kalıcı olması, yeterli süre ve sayıda yinelenmesine de bağlı olduğundan, sabır da gerektirir. Öğretmen hiçbir durumda öfkelenmemeye çalışmalı, olumsuz duygularını bastırabilmelidir. Yoksa, bu duygular diğerlerini de etkiler (Clark and Peterson, 1986: 289). Öğrencilerin böyle durumlarda duygu ve heyecanlarını göstermeleri de gizlemeleri de sorun yaratır: Göstermeleri, karmaşaya ve duygusal boşalımın mantığı yok etmesine, göstermemeleri ise gerilime yol açar. Öfke, vücut diliyle de anlatılsa, sınıf ortamını bozar, öğrenciler bu sinyalleri çabuk alırlar (Smith, 1990:59). İnsan davranışını olumsuz etkileyen bir özellik de aşın kaygıdır (Sinclair, 1987: 251). Aşın kaygı insanı beceriksizleştirir, sinirli ve huy- süz yapar. Kaygı, bu olumsuz belirtilerin gözlenemeyeceği bir düzeyde olmalı, bu düzey fazla düşük de olmamalıdır. Aşın kaygısızlık insanı saygısız yapar. Karşılıklı güvenin sağlanması, davranışlarda açıklık sağlar, güvensizliğin yarattığı “acaba” kaygısını önleyerek zaman kazandırır, öğrenci katılımını artırır, öğretmeni daha rahat davranmaya yöneltir. Mesleksel davranılar güveni artırır. Güven artına olan tutarlı davranış, örnek olma yanında, öğrencinin sınıf kurallarına uyumunu da artırır (Smith, 1990: 59). Öğrencinin kendine güveni başansını etkiler. Öğretmen, her öğrencinin başarılı olabilmesi için uygun şart ortaya koymalı, başarabileceğini söylemeli, girişim özgürlüğü vermeli, yakın ve destekleyici davranmalı, izlemeli, başan-güven-başarı ilişkisi kurmalıdır (Barker, 1982: 160). Çevresiyle ilgili, duygulu, düşünceli, yargılayıcı tip öğretmenler, başarılı öğrencilerce etkili bulunmuştur (Chiang, 1991: 2001). Öğretmenin deneyimi ve yeterlikleri, öğrenci başansını artırmaktadır (Barrow, 1990: 312; Kwari, 1990: 1875).

Aynı Kategorideki Diğer Yazılar