Öğretmenin Örnek Olması

Eğitsel amaçlara ulaşmanın araçlarından biri de görgüdür.  Öğrenci, bilginin somut yansıması olan görüntüler yoluyla, davranışın örneklerini izleyerek, davranış  kazanma ve değiştirmeyi kolaylaştırabilir.


Öğretmen, her  davranışı  ile  öğrenciye  model  olmalıdır,  ilk  öğrenim  yıllarından  başlayarak  çocuklar, giyiminden yürüyüşüne, konuşmasına kadar her davranışında öğretmeni  örnek  almaya  yatkındırlar.  Bu,  öğretmen  için,  sürekli  özen  gerektiren  yorucu  bir  durum  olsa  bile,öğrenci  davranışını  değiştirmenin  etkili  bir  yolu  olarak,  sürekli  kullanılmalıdır. Öğretmenin  kendini  işine  vermesi  de,  öğrencinin  onu  bu  özelliğiyle  model  alması sonucunu doğurabilecektir.24 Öğretmenin derse bağlılığı  ve  ilgisi,  öğrencinin  de  bu  yönlü  davranışını  destekler.

Öğrencinin  öğretmenini  örnek  almaya  yatkın  oluşu,  öğretmenin  bu  konuda daha da dikkatli olmasını gerektirir. Bu dikkat, öğretmenin söyledikleriyle  yaptıklarının uyumlu  olmasına da yönelmelidir. Öğretmenin örnek davranışları, öğrencilerin öğrendiklerini pekiştirmelerine de yardımcı olur. Öğrenciye burnunu  mendille silmesini  söyleyen  öğretmen, bunu  kendi de yaparak, öğrencinin bu davranışı pekiştirmesine destek vermiş olur.  Öğrencilerin tiyatro izlemesini isteyen  öğretmen,  onlarla  birlikte  tiyatroya  giderek; öğrencinin  kitap  okumasını isteyen öğretmen, kendisi de okuyup,  öğrendiklerini  öğrencilerine aktararak; öğrencinin hatasını kabul edip düzeltmesini isteyen  öğretmen, kendisininkini öğrenci karşısında kabul edip düzelterek; öğrencinin  söz  kesmeden  dinlemesini  isteyen  öğretmen,  başkasının  sözünü  kesmeden  dinleyerek,  olumlu  örnekler  vermelidir.25

1.Sevecen,Anlayışlı ve Esprili Olma:

Öğrenciler eğitim yaşantıları boyunca anne ve babalarından çok öğretmenleri ile birlikte bulunurlar. Öğrencilerin kişiliklerinin gelişmesinde, kendilerine güvenli ve sosyal bireyler haline gelmesinde sevgi önemli rol oynar.

Okul çocuğun severek gideceği, hoşlanacağı bir yer olmalıdır. Öğretmenini seven çocuk okula ve derslere karşı olumlu tutum geliştirir, başarılı olur. Bu nedenle öğretmenlerin öğrencileri sevmesi, onlara karşı anlayışlı olması ve yeri geldiğinde onlarla şakalaşması gerekir. Sevecen öğretmen, öğrencilerle olumlu ve onları destekleyici ilişki kurar. Öğrencilere adları ile hitap eder, onların kişisel sorunları ile ilgilenir, her öğrencinin ayrı bir birey olduğunun farkındadır ve onlara bunu hissettirir. Bu yaklaşımlar sonucu öğrencinin güvenini kazanır.Genellikle sevecen öğretmenler öğrencinin olumsuz davranışlarından çok olumlu davranışları üzerinde durarak bol pekiştireçler verirler. Böylece öğrencilerin dersi sevmesini ve öğrenmesini kolaylaştırır.

Espri anlayışına sahip olan öğretmenler de genellikle öğrenciler tarafından sevilir. Bu özelliğe sahip öğretmenler öğrenmeyi eğlenceli bir hale getirebilir. Espri sınıftaki gerilimi azaltır, öğretmenle iletişimi kolaylaştırır, güveni artırır ve disiplin sorunlarını azaltır. Böylece dozunda kullanılan bir espri anlayışı öğrenmenin pekişmesine ve kalıcı öğrenmenin meydana gelmesine yardımcı olur.

2.Hoşgörülü ve Sabırlı Olma:

İlköğretim çağlarındaki çocuklar doğru ve yanlışı seçmede zorluk çektikleri, ergenlik çağındaki bazı gençler ise kişiliklerini kanıtlamaya çalıştıkları için sınıfta bir çok olumsuz davranışta bulunabilirler.

Bu durumda öğretmenin öğrencilerin bazı hatalı davranışları karşısında hoşgörü göstermesi gerekir. Sınıfta öğretmen kendi beklentilerine uygun olmayan pek çok öğrenci davranışı ile karşılaşabilir.Öğretmen bu durumda hoşgörülü ve sabırlı olmalı, öğrencileri anlamaya çalışmalıdır.

Hoşgörü demokratik ortamın oluşması için gereklidir. Öğretmenin farklı görüşler karşısında hoşgörülü olması ve öğrencilere bu yönüyle örnek olması gerekir. Hoşgörünün olmadığı ortamda öğrenciler kendilerini ifade etmekte güçlük çeker, olaylara tek boyutuyla bakmaya başlarlar. Bazı durumlarda ise gereksiz gerginlikler ortaya çıkabilir. Sınıfta farklı yeteneklerde öğrenciler bulunmaktadır. Bu öğrencilerin tüm bilgileri bir kerede anlamaları beklenemez. Öğretmen sabırla aynı konuyu defalarca anlatabilmeli,öğrencilerin sorularını dinlemeli, küçük olaylar karşısında sinirlenmemeli, ani çıkışlarda bulunmamalıdır.
Sabırsız öğretmen,öğrenciler kendi beklentileri doğrultusunda davranışta bulunmayınca kolayca sinirlenir. Bu durum sınıfta gergin ve olumsuz ortama neden olabilir.

3.Açık Fikirli, Esnek ve Uyarlayıcı Olma:

Açık fikirli, esnek ve uyarlayıcı olan öğretmenler kendi fikirlerinin, duygularının, algılarının başkalarından farklı olacağını bilir. Olaylara başkası açısından bakabilir. Öğretmen, olayları her yönüyle değerlendirebilir, öğrencilerinin ve meslektaşlarının fikirlerine saygı duyar, yeniliklerine saygı duyar, yeniliklere açık  olursa öğretmenlik mesleğinde daha başarılı olur.

Kendi doğrularını tek doğru olarak gören ve sunan, kendininkinden farklı öğrenci  fikir, değer ve tutumlarına karşı ön yargılı davranan öğretmenler hem sınıfta çatışma çıkmasına hem de öğrencilerin tek yönlü yetişmesine neden olurlar.
Esnek ve yeni durumlara uyum sağlayabilen öğretmen, öğretim etkinlikleri düzenlerken de öğrencilerin ihtiyaçlarını farkına vararak,programda onların ihtiyacına uygun değişiklikler yapabilir, öğrencilere alternatif öğretim etkinlikleri sunabilir.

4.Yüksek Başarı Beklentisi:

Öğretmenin öğrencilerden bekledikleri başarı ile öğrencilerin başarıları arasında yüksek ilişki  vardır. Bu nedenle öğretmen öğrencilerinin başarılı olacağına inanmalı ve onların başarılı olmaları için desteklemelidir.  Araştırmalar öğretmenin öğrenciden beklentisi yüksek olduğu zaman öğrencinin daha çok öğrendiğini göstermiştir.

Öğretmen beklentisi ile öğrenci başarısı arasındaki ilişkinin nedeni çok açık olmamakla birlikte, öğretmenin bir öğrencisiyle ilgili beklentisi yüksek olduğu zaman ona daha çok zaman ayırdığı , onu öğrenmeye teşvik ettiği, öğreneceğine inandığı için öğretme sürecinde daha dikkatli olduğu söylenebilir.Tam tersi durumda ise, öğretmen bir öğrencinin başarılı olacağına inanmadığı zaman ona fazla emek harcamamakta ve onu başarısız kabul ederek değiştirmeye çalışmamaktadır.
Öğretmenin beklentisi ile öğrencinin akademik benlik tasarımı arasında da yakın ilişki vardır. Öğretmenin başarı beklentisini hisseden çocuk da başarılı olacağına inanır ve kendisi hakkında olumlu akademik benlik tasarımı geliştirir. Olumlu akademik benlik tasarımı ise öğrencilerin okul başarısını açıklayan önemli değişkenlerden biridir.

5.Genel kültür:

Temel görevi öğrencinin sosyalleşmesi ve toplumsal kültürü öğrenciye aktarmak olan öğretmenin bu görevini başarıyla yerine getirebilmesi için içinde yaşadığı toplumu, kültürel özellikleri ile birlikte tanıması gerekir. Öğretmen görev yaptığı yerleşim biriminin özelliklerini, ailelerin yaşam tarzını, değerlerini ve normlarını bilmelidir. Bunları bilmeyen öğretmen, öğrencileri ve aileleri ile istemeden çatışmaya girebilir. Kendisinin toplumdan dışlanmasına neden olabilir. Öğretmen yaşadığı yerleşim biriminin özelliklerinin yanı sıra toplumun ortak değerlerini de bilmek zorundadır. Öğretmen öğrencilere yerel kültürleri ile toplumun ortak kültürünü bir arada tanımak zorundadır. Öğretmen öğrencinin yaşadığı toplumda yanlış inanç ve değerler varsa öğrencilere bunların yanlışlığı anlatarak, onlara doğru değerler kazandırmaya çalışmalıdır.

Öğretmen güncel olayları da takip etmelidir. Gazete, dergi okuyarak, radyo yada televizyondan haberleri izleyerek ülkesinde ve dünyada neler olup bittiğini takip etmeli, öğrencilerin bu konular üzerindeki sorunlarını yanıtlayabilmelidir.

6.Cesaretlendirici ve Destekleyici Olma:

Öğretmen öğrencileri öğrenmeye karşı cesaretlendirmeli ve onlara destek olmalıdır. Bu   niteliklere sahip öğretmen, öğrencilerin yeteneklerine güvenir ve onlara saygı duyar. Öğretmenin öğrencilere destek olması için, öğrencilerin olumsuz davranışlardan çok  olumlu davranışlarının ön plana çıkarılması, her çocuğun kendi içinde sağladığı gelişime önem verilmesi, öğrenci  hakkında iyimser ve olumlu düşünülmesi, öğrenci konuşurken dikkatle dinlenmesi gerekmektedir.

Destekleyici öğretmen öğrencinin kendine güvenmesini, kendi kendine öğrenmesini ve olumlu akademik benlik tasarımı geliştirmesini sağlar.

7.Konu Alanı Bilgisi:

Örgün eğitim kurumları kültürün daha çok bilim ürünü olan bilgi ve becerilerini kazandırmaya çalışırlar. Ülkemizde eğitim programları Tarih, Coğrafya, Matematik, Edebiyat gibi konu alanlarına göre düzenlenmiştir. Bu nedenle öğretmenler aynı zamanda konu alanı uzmanı olmak zorundadır.

Öğretmen kendi verdiği dersin konularını iyi bilmeli, konu alanındaki gelişmeleri takip edebilmelidir. Ayrıca öğrencilerden gelen soruları yanıtlamak için gerekirse araştırma yaparak bilgisini geliştirmelidir.

8.Mesleki Beceri ve Yeterlilikler:

          Öğretmen konu alanını ne kadar iyi bilirse bilsin, sahip olduğu bilgileri öğrencilerine aktaramazsa mesleğinde başarılı olamaz.Bu nedenle öğretmenin, öğretme becerisine sahip olması gerekir.
Öğretmenler bu beceriyi, öncelikle öğretmen yetiştirme programlarında yer alan öğretmenlik meslek bilgisi dersleri ve uygulamalarla kazanırlar. Bu beceri öğretmenin öğretmenlik deneyimi ile birlikte ve hizmet içi eğitim yoluyla meslek yaşamı süresince  gelişir. Ancak öğretmenin bu konuda kendini geliştirebilmesi için yeniliklere ve değişime açık olması, kendi sınıf içi etkinliklerini sürekli değerlendirmesi gerekir.

Etkili bir öğretmende bulunması gereken mesleki beceri ve yeterlikler aşağıdaki başlıklar altında toplanabilir:

1.Öğretim sürecini planlama.
2.Çeşitlilik getirebilme.
3.Öğretim sürecini etkili kullanma.
4.Katılımcı öğretim ortamı yaratma.
5.Öğrencilerdeki gelişimi izleme 26

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir